Vergi Davası Nedir?

Vergi davaları, kişilerin vergi hukukuna dair hukuka aykırılık iddiaları ve bireysel vergilendirme işlemlerinden doğan her türlü anlaşmazlığın mahkemeye taşınması halinde söz konusu olmaktadır.

İdari yargının da bireyler ile idare arasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıkları çözmekle görevli olan yargı kolu olduğu dikkate alındığında, vergi davalarının idare hukukuna tabi olduğu söylenebilir.

Vergi Davalarında Yürütmenin Durdurulması Kararı Verilir Mi?

Genel anlamdaki yürütmenin durdurulması kararı, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27/2. maddesinde de belirtilen şartların oluşması halinde verilebilmektedir. Bu bağlamda davaya konu olan idari işlemin uygulanması sonucunda telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması halinde yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Ancak bu iki şartın da aynı anda mevcut olması gerekmektedir.

İYUK m. 27/1’e göre Danıştay veya idare mahkemelerinde dava açılması, salt olarak davaya konu olan idari işlemin yürütmesini durdurulmasını gerektirmemektedir. Ancak İYUK m. 27/4, bu durumun istisnası niteliğinde bir düzenleme getirmiş bulunmaktadır. İlgili hükme göre kişi vergi mahkemesinde vergi uyuşmazlığı kapsamında bir dava açmış ise, tarh edilen vergi, resim, harç ve bu gibi mali yükümlülüklerin yanında bunlara ilişkin zam ve cezaların tahsil işlemi de durmaktadır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, kişinin vergi mahkemesine başvurarak ayrıca bir yürütmeyi durdurma kararı istemesine gerek kalmadan tahsil işlemlerinin kendiliğinden durmasıdır.

Ayrıca belirtmek gerekir ki açılan her vergi davası, tahsil işlemini durdurmamaktadır. Örneğin ödeme emrine karşı açılan davalarda olduğu gibi, ihtirazı kayıt çerçevesindeki beyannameler sebebiyle yapılan işlemler ve tahsilat işlemleri nedeniyle açılan davlarda tahsil işlemi kendiliğinden durmamaktadır. Bu gibi davalarda ayrıca yürütmenin durdurulmasının talep edilmesi gerekmektedir.

Son olarak belirtmek gerekir ki bölge idare mahkemesinde istinaf başvurusunda bulunulması ya da Danıştay’a temyiz işlemine ilişkin başvuru yapılması, ilk derece mahkemesi olan vergi mahkemesindeki gibi tahsilat işleminin durdurulması sonucunu doğurmaz. Bu bağlamda tahsilat işlemlerini durdurmak isteyen kişilerin, ilgili mahkemeden yürütmenin durdurulması kararının verilmesini talep etmesi gerekmektedir.

Vergi Ödeme Emrine Karşı Açılacak Dava Nedir?

Ödeme emri, vergi borcunu zamanında ödemeyen kişilere tebliğ edilmektedir ve cebri icra işlemleriyle süreç devam etmektedir. 6183 sayılı kanun, kamuya borçlu kişiler açısından kendilerine tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açma imkânı tanımıştır.

İlgili kanunun 58. maddesine göre ödeme emri tebliğ kimse, böyle bir borcun olmadığını, kısmen ödediğini ve zamanaşımına uğradığını ileri sürerek tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde vergi mahkemelerinde dava açabilmektedir. Ancak borcun bir kısmına itiraz edilmesi halinde söz konusu kısmın miktarın açıkça gösterilmiş olması gerekir. Aksi halde söz konusu itiraz geçerli sayılmamaktadır.

Yetkili vergi mahkemesi, ödeme emrine karşı yapılan itirazı 7 gün içerisinde karara bağlamaktadır. Bu bağlamda verilen karar kesindir ve üst derece mahkemesine başvurulamamaktadır. Kendisine ödeme emri tebliğ edilen kimse, borcun tamamına itiraz edebilir. Ancak söz konusu itiraz mahkeme tarafından kısmen ya da tamamen reddedilirse davacı, mahkemenin ret kararına ilişkin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mal bildiriminde bulunmakla yükümlü kılınmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki borcun bir kısmına karşı yapılan itirazlarda mal bildiriminde bulunma süresi uzatılmamaktadır.

Vergi İnceleme Raporuna Karşı Dava Açılması Mümkün Müdür?

Vergi incelemesi yapıldıktan sonra vergi mükellefi adına vergi incelemesi raporu düzenlenmektedir. Esas olarak vergi incelemesi, vergi tarhiyatının ön hazırlık işlemi olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda kural olarak vergi inceleme raporuna karşı dava açılamaz. Ancak Danıştay Vergi Dairelerinin farklı tarihlerde vermiş olduğu bazı kararlarda vergi inceleme raporuna karşı dava açılmasının mümkün olduğuna hükmedildiği görülmektedir.

Örneğin Danıştay, vergi mükelleflerine yönelik yeni tarhiyat ve cezaya ilişkin olmayan ama yükümlünün devredilmiş zarar ve indirim hakkını azaltmaya sebebiyet veren vergi inceleme raporlarına karşı dava açılabileceğine hükmetmiştir. Bunun yanında, vergi yükümlüsünün yatırım indirim miktarını ve devreden zarar miktarını olumsuz yönde etkilemiş bulunan verdi inceleme raporlarına karşı dava açılması mümkündür.

Kısacası, vergi mükellefleri hakkında düzenlenen inceleme raporları tarh işlemine hazırlık niteliğinde olmakla beraber, Vergi Usul Kanunu’nun 134. ve devamı maddeleri dikkate alındığında verginin doğrulunu tespite yönelik olan bu rapor mükellefin zarar durumunu doğrudan etkilemektedir. Bu bağlamda icrai nitelikli işlem olarak değerlendirilebilecek vergi inceleme raporların karşı dava açmanın mümkün olduğu kanaatindeyiz. Ancak daha sağlıklı sonuç alınabilmesi açısından Anadolu Avukatlık Ofisi’ne başvurarak profesyonel destek alabilirsiniz.

Vergi Davasına Konu Olan İşlemler Nelerdir?

Vergi davaları idari davanın bir türüdür. Ancak hangi konularda vergi davası açılabileceği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 378. maddesinde belirtilmiştir. Bu bağlamda vergi davasının konusunun temel anlamda iki nokta üzerinde toplandığı görülmektedir: tarh edilmiş vergiler ve kesilen vergi cezaları. Yetkili olan vergi mahkemesinde dava açılabilmesi için vergi tarhının gerçekleşmiş olması, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonunca verilen kararın ilgiliye tebliğ edilmesi gerekir. Kesinti yapılarak alınan vergilerde ise hak sahibine gerekli ödemenin yapılmış olması ve verginin, ödemeyi yapan tarafından kesilmesi gerekir.

Kural olarak vergi mükelleflerinin beyanda bulundukları matrah ve matrahlar çerçevesinde tarh edilen vergilere karşı dava açması mümkün değildir. Bunun yanında söz konusu işlemde vergi hatası varsa veya kişinin beyanda bulunması ihtirazı kayda dayanıyorsa söz konusu beyana yönelik işlemlere karşı dava açma imkânı bulunmaktadır. Yukarıda verilen bilgilerin hukuki bir çerçevede değerlendirilerek siz müvekkillerimiz açısından sağlıklı bir biçimde sunulmasını talep ediyorsanız, iletişim adreslerimizi kullanarak Anadolu Avukatlık Avukatlık Ofisi’yle iletişime geçebilir ve uzman hukuki destek alabilirsiniz.

Yorum Yapın & Soru Sorun